Beşiktaş-Trabzonspor Maçı Üzerine Notlar

Ahmet Gökçe
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

Maça geçmeden önce bir noktaya değinmek istiyorum. Uğurcan Çakır, milli takımımızın da formasını giyen değerli bir futbolcu ve iyi bir kaleci. Ancak Beşiktaş seyircisinin her maçta ona küfür edip baskı kurmaya çalışmasını anlayamıyorum. Eskiden Beşiktaş taraftarı rakibe saygı duyan, futbol kültürüyle ön plana çıkan bir topluluktu. Ne yazık ki o eski ruh, yerini farklı bir atmosfere bıraktı.

Beşiktaş Kendi Kendine Oynadı

Gelelim maça… Bu karşılaşmada geriye düşen de, öne geçen de, çırpınan da, topu kapan da, kaptıran da Beşiktaş’tı. Trabzonspor, rakibine alan bırakmamaya çalıştı, temaslı oynadı ama buna rağmen kaleci Mert’i ciddi anlamda zorlayamadı. Öte yandan, Beşiktaş maça yumuşak bir orta saha ile başlamanın sıkıntısını yaşadı.

Beşiktaşlı oyuncular genel olarak ikiye ayrılıyor: Enerjisi olanların klası yok, klası olanların ise enerjisi yok. İşte bu yüzden takım içinde ciddi bir dengesizlik var. Zaten bir futbolcuda hem kalite hem de dinamizm birleştiğinde ortaya bambaşka bir seviyede oyuncular çıkıyor.

Yeni transferlere gelirsek… Bu akşam sahne alamadılar. Belli ki fiziksel olarak hazır değiller. Semih Kılıçsoy’a ayrı bir parantez açmak lazım. Topu alınca tıpkı bir hacıyatmaz gibi düşe kalka gidiyor, etrafına bakmadan oynuyor. Oyun görüşü maalesef geriye gitmiş durumda. Muçi ise geldiği günlere kıyasla daha dengeli ve güçlü görünüyor.

Trabzonspor’un baskı yapmaya çalıştığı bölümlerde, Al-Musrati tarzında bir oyuncu olsa Beşiktaş çok daha fazla kontra yakalayabilirdi. Musrati konusunda yönetimle aynı fikirde değilim. Kolay gözden çıkarıldığını düşünüyorum.

Masuaku ve Hakem Performansı

Masuaku, Sivasspor maçından sonra bu karşılaşmada da etkili bir oyun ortaya koydu. Daha büyük bir Avrupa kulübünde oynasa, 10 milyon euroya bile transfer edilemezdi.

Hakem yönetimine gelirsek… Maçın hakemi, işi VAR’a bırakmadan, sahada kararını verdi ve bana göre iyi bir yönetim sergiledi. Ancak hakemlerin genel tutumu hala tartışmalı. Kardeşim, kurallar belli, sahada olanlar belli. Bunları birleştirerek doğru karar vereceksin. Ama bazen öyle yorumlar yapılıyor ki sanki futbolu karmaşık hale getirmeye çalışıyorlar. Neyse ki bu akşamki hakem, takımların ligdeki konumunun da etkisiyle sakin bir maç yönetti.

Trabzonspor’un son yenilgisi 1,5 ay önceydi, toparlanmışlardı. Ancak bu mağlubiyet onlar için bir ivme kaybı oldu. Bence Şenol Güneş artık torun sevmeye hazırlanmalı ve Trabzonspor, genç ve idealist bir teknik direktörle yeni bir sayfa açmalı.

Son olarak João Mário’dan da bahsedelim. Sivas deplasmanından sonra bu maçta da 95 dakika sahada kaldı. Kondisyon ve uyum problemini atlattıkça çok daha iyi işler yapacağını düşünüyorum. Rafa Silva’nın dönerek köşeye bıraktığı o şutu ise hiçbir kaleci çıkaramazdı.

Sonuç olarak Beşiktaş, her zamanki inişli çıkışlı temposuyla sahadaydı. Trabzonspor ise toparlanmaya çalışırken ciddi bir darbe aldı. Ancak her iki takım için de asıl mesele, sahadaki bireysel performanslardan ziyade takım kimyasını nasıl oluşturacakları…

İlgili Haberler

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on email
Puan Durumu
BAŞARILAR HATAYSPOR!
Devamı
# Team P W D L PTS