Soru:Bir camide cemaat farzı kıldıktan sonra ikinci kez cemaat yapılır mı? İkinci cemaatin kamet getirmesi gerekli midir?
Cevap:Cemaatle beş vakit namaz kılınan camide namaz kılındıktan sonra aynı mihrapta ezanla, kametle ikinci cemaatin namaz kılması mekruhtur. Ancak caminin mihrabından başka yerinde; ezan ve kamet okumadan 2.,3.,4.,... cemaatle veya tek başına namaz kılmak caizdir.Ancak caminin son cemaat yerinde, tesislerde, kırlarda vb.yerlerde oluşan her cemaatte kamet getirmek sünnettir.
Soru:Vakit girmeden ezan okunmuş ve namaz kılınmışsa bu namaz geçerli midir?
Cevap:Hayır, vakit girmeden okunan ezan da, vakit girmeden kılınan namaz da geçerli değildir. Vakit girmeden okunan ezanın tekrar okunması ve vakit girmeden kılınan namazın yeniden kılınması gerekir. Çünkü vakti gelmeden ezan okumak caiz değildir. Böyle okunan ezandan ilan etme maksadı meydana gelmemiştir. Ezanın iadesi gerekir.Namaz için ise vakit farzdır. Ezan okunmamış veya duyulmamış olsa bile vakit girince namazı kılmak farzdır.
Soru:Dört rekatlı bir namazın birinci oturuşu yapılmadan üçüncü rekata kalkılmışsa namazı nasıl tamamlayacağız?
Cevap:Eğer kılınan dört rekatlı namaz farz ise birinci Tahiyyata oturmadan yanılarak üçüncü rekatın kıyamına kalkılması halinde oturmaya yakın ise oturur ve namazını tamamlar. Sonunda sehiv secdesi yapması gerekmez. Fakat eğer kıyama yakın ise kalkar ve sonunda sehiv secdesi yapar. Çünkü dört rekatlı bir namazın birinci oturuşu vaciptir. Terki sehiv secdesini gerektirir.Eğer kılınan dört rekatlı namaz sünnet ise birinci oturuş yanılarak terk edilip üçüncü rekata kalkılmış ve kıyamda iken henüz üçüncü rekatın secdesi yapılmamışsa hemen oturulur ve birinci tahiyyat yerine getirilir ve sonunda sehiv secdesi yapılır. Fakat eğer üçüncü rekatın secdesi yapılmışsa geri dönülmez ve sonunda sehiv secdesi yapılır, namaz tamamlanmış olur.
Soru:Vakit girdiği halde Ezan sesi duyulmadan kılınan namaz geçerli midir?
Cevap:Evet, kılınan namaz sahihtir, geçerlidir. İadesi gerekmez.Ezan namazın şartlarından, farzlarından değildir. Ezan vaktin değil namazın sünnetlerindendir.Namazın şartlarından olan vakittir. Güneşin hareketiyle namaz vakitleri dinimizde belirlenmiştir. Bu vakitler dakikalarıyla beraber takvimde yazılıdır. Ezan okunsun-okunmasın, duyulsun-duyulmasın vakit girdikten sonra namazı kılmak farz olur.Ezan kesinlikle İslam dininin şiarı/simgesi/nişanesidir. Ama biz namaz kılma konusunda vaktin girip-girmediğine çok dikkat etmeliyiz.
Soru:Önümde namaz kılan birisi secdede iken ayaklarını tamamen yerden kaldırdı. Bu kimsenin namazı oldu mu?
Cevap:Namazın farzlarından olan secdede, ayaklar yerden tamamen ayrılırsa secde geçerli olmaz. Secde olmayınca namaz da olmaz. Secde yedi aza üzerine yapılır. İki ayak, iki diz, iki el ve alnı burunla beraber yere koymak. Namazın caiz olması için, en azından “Sübhâne rabbiyel alâ“ diyecek kadar bir süre ayakların bir parmağının dahi olsa yere konulması gerekir. Secde esnasında ayağın birini yere koyup birini kaldırmak ise mekruhtur. Ama bu durumda namazın iadesi gerekmez. Bu konuda kadınla erkek aynıdır.
Soru : Tarlada, bağda, piknikte vs. hanımefendiler namazı oturarak mı kılmalıdır?
Cevap : Sağlıklı bir hanımefendi hangi ortamda olursa olsun, farz ve vacip namazı oturarak kılamaz. Farz ve Vacib namazların kıyamı erkekler için olduğu gibi hanımlar için de Farzdır. Terki namazın iadesini gerektirir. Sehv Secdesiyle de namaz tamamlanmış olmaz.Fakat Nafile Namazların (Sünnet Namazların) Kıyamı Sünnettir. Oturarak da kılınabilir. Sünnet namazların kıyamının terki Sehv Secdesini gerektirmez.
Soru:Sabah işe gitmem için 06:15 de servise biniyorum. İmsak 06:20 de oluyor. Sabah ezanı 06:45 de okunuyor. İmsaktan önce namaz kılabilir miyim?
Cevap:Hayır, kılamazsınız. Sabah namazının vakti imsaktan sonra başlar güneş doğuncaya kadar devam eder. İmsaktan önce veya güneş doğduktan sonra kılınmaz. Güneş doğup, kerahat vakti çıktıktan sonra öğlen namazından önce, kerahat vaktine kadar sünnetiyle beraber eda değil kaza edilir.Ezan, sabah namazı vakti içerisinde herhangi bir zamanda okunabilir. Ezan, namazın sünnetlerindendir. Ezan, vaktin sünneti değildir. Hiç ezan duyulmasa bile vakit içinde namaz kılınabilir.İmsaktan sonra güneş doğmadan önce sabah namazını kılmak farzdır.En güzeli işleri namaza göre düzenlemektir.
Soru:Namazlarımın peşine Ayet- el Kürsiyi okuyorum ve 99 taneli tesbihime boydan boya üflüyorum. Bu doğru mudur?
Cevap:Hayır, doğru değildir. Ayet- el Kürsi okunduktan sonra ellere üflenir ve ellerimizle vücudumuzu manevi olarak sıvazlarız, sünnettir. Yoksa tesbih tanelerine üflemenin bir dayanağı yoktur.Hastalarımıza da, maddi tedaviyi yerine getirmekle beraber Ayet- el Kürsi’yi okuyup üflemek sünnettir. Şifa Allah’tandır. Ellerimizi de vücudumuzun yetişebildiği yerlerine kadar sürmek bedenimizi manevi muhafaza altına almak demektir. Nazar değmesin diye de kendimize ve evlatlarımıza okuyabiliriz.
Soru:Kur’an’ı ne kadar zamanda bir hatim etmemiz tavsiye edilir? Mealini okumamız hatim olur mu?
Cevap:Kur’an-ı Kerim’i ayda bir hatim etmek müstehaptır. Bazı alimler yılda bir, kırk günde bir veya haftada bir hatim yapmayı tavsiye etmişlerdir. Üç günden aşağıya okumak uygun görülmemiştir. Böyle çok kısa zamanda okumak tecvid kurallarını ihmal ettirebilir. Onun için müstehap görülmemiştir.Kur’an’ın mealini okumak hatim sayılmaz ama sevabı çoktur. Ayrıca Allah’ın Kelamını anlamak için de en azından bir tefsir kitabı ( ayetleri açıklayan ve anlatan bir kitabı ) okumak her müslüman için gereklidir.