Hatay futboluna uzun yıllar hizmet eden, Sümerspor’da teknik adamlık ve yöneticilik görevlerinde bulunan, yetiştirdiği futbolcularla tanınan teknik direktör Hayrettin Doğan, görevine son verilmesinin ardından yaptığı açıklamada kulüp yönetimine ve yaşanan sürece tepki gösterdi.
Sezona büyük umutlarla başladıklarını ve iyi bir takım oluşturmak için yoğun emek harcadıklarını belirten Doğan, henüz ilk maçta alınan beraberliğin ardından görevine son verilmesini eleştirdi. İlk karşılaşmada sahada üstün bir oyun sergilediklerini ancak çok sayıda gol fırsatını değerlendiremediklerini ifade eden Doğan, bir maçlık sonucun ardından böyle bir karar alınmasını doğru bulmadığını dile getirdi.
Futbolda galibiyet, mağlubiyet ve beraberliğin doğal sonuçlar olduğunu vurgulayan Doğan, başarısızlığın sorumluluğunun yalnızca teknik adama yüklenmesine karşı çıktı. Başarıda olduğu gibi başarısızlıkta da sorumluluğun ortak olması gerektiğini belirten deneyimli teknik adam, bütün faturanın tek kişiye kesilmesinin diğer sorumlulukları ortadan kaldırmayacağını söyledi.
“EN ÇOK GÜVENDİĞİM YERDEN YARA ALDIM”
Asıl üzüntüsünün yıllardır emek verdiği Sümerspor’da benzer olayları yeniden yaşamak olduğunu belirten Doğan, kulübe duyduğu bağlılığın hiçbir makam ve görevle ölçülemeyeceğini ifade etti.
Doğan açıklamasında, “İnsan bazen en çok güvendiği yerden ve kişilerden yara alıyor. Hoca gelir, hoca gider. Ama emek, karakter ve aidiyet öyle kolay değişmez. Ben bu camiaya görev almak için değil, gönül vermiş bir insanım” ifadelerini kullandı.
“GERÇEK SÜMERSPORLULUK ZOR GÜNDE BELLİ OLUR”
Sümerspor'a bağlılığının dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam edeceğini vurgulayan Hayrettin Doğan, gerçek kulüp aidiyetinin yalnızca işler yolundayken değil, zor günlerde de sorumluluk almakla gösterileceğini kaydetti.
Kendisi hakkında yapılan değerlendirmelere ve arkasından yürütüldüğünü öne sürdüğü girişimlere de tepki gösteren Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu camiada emek verenler iz bırakır. Başkalarının emeği üzerinden kendine yer açmaya çalışanlar ise ancak figüran olarak kalır. Herkese bundan sonraki yolunda başarılar. Benim için önemli olan makamlar değil, duruşum ve vicdanımdır.”